Krizzz
Olağanüstü, çok büyük, küresel KRİZZZZ...
Bu sözleri çok duymaktayız kaç yıldır.
Kriz atlatılabilir olandır. Oysa bu kapitalizmin çöküşü. Haliyle bu çöküşün sonuçlarını bu sözlerle anlatacak sermaye. Bakınız SERMAYE dedim. Bu bunalımın sorumlusu da, hazırlayanı da, bağıranı da ama sonunda paraları iç eden de. Çalışmayan bir sistem, çöken bir ekonomik sistemi bu yolla, payandalarla ayakta tutma eylemi. Kriz yok, çöküş var. Uygulanan da; sermayenin / çöken kapitalizmin; kazandığını yeterli görmeyen bir hırs ve nefretle, daha fazlasın almak, çalışanın / dar gelirlinin elindekileri / yastık altındakileri de iç etme eylemi.
Nasıl olduğunu bir inceleyelim:
Kriz yok dedik. Eğer kriz olsa, dünya devleri olan bir avuç sermaye gurubu da batardı. Batmadılar. Batmadıkları gibi birkaç görece daha küçük olan gurupları batırarak kendilerine kattılar (iç ettiler). Hele ABD 700 milyar doları kriz için ayırdı. Şimdi DİKKAT! Bu paranın tümü birkaç sermaye gurubuna gitti. Dar durumdaki vatandaşa da, görece küçük sermaye guruplarına da ulaşmadı yani. Zaten koskoca bu pasta içindi kriz kurgulaması.
- Kriz yok dedik. Eğer kriz olsa, savaşlara bunca para ayırmazlardı. Batmadıkları gibi savaşlarla büyümeye devam ediyorlar.
- Kriz yok dedik. Eğer kriz olsa, seçim için bunca parayı harcamazlardı. Dünyanın gözü önünde azıcık da olsa inandırıcı olmaya çabalarlardı.
- Kriz yok dedik. Eğer kriz olsa, vatandaşla birlikte ele ele olmaya çabalarlar, güç birliği ararlardı. Oysa dar / zor geçinenlerin ellerindekini de kriz bahanesiyle iç ettiler.
Burayı biraz daha açıklamak gerekir. Yani bahane ile ne ettiklerini, neleri iç ettiklerini bilmek, bulmak gerekli:
- Yüz binlerce işçi tazminatsız işten atıldı, ücretsiz izine ayrıldı.
- Fabrikaların aylarca çalıştırılmaması kararı alındı.
- Vergiler artırıldı.
- Sağlık ve sosyal giderler kısıldı.
- Ücret zamları tırpanlandı.
- Tüketicilerin kullandıkları ürünlere yapılan zamların yüzdeleri ve sayıları artırıldı.
- Kredi kartları ve kullanılan krediler batırıldı.
- Üreticilerin ürünleri ya çürümeye terk edildi ya da en az fiyata alınarak kurtarılma operasyonu yapıldı.
Yaşanılan bu travmalara; Irk, din, bölgecilik, cinsiyet, dil ayırımcılığı gibi sermaye politikaları da eklenerek sürdürülmekte. İşte tüm bunları yapabilmek için kriz var dediler. Oysa kurtulamazlar. Emek düşmanlığı ile ancak bu kadar. Peki ne olacak diye soranlar ise, hemen anlık bir çözüm istemekte. Sermayenin oluşumu kaç bin yıllık birikimle olmuştur. Kuzey Buz Denizini bile erittiler o para dağlarını yapabilmek için.
Yukardaki sorunun yanıtı da şu: O koca dağlar erimeye başladı. Dikiş tutmaz kapitalizmin çöküşü. Altında dünya kadar insan kalacak, Kalmasa da kalsa da hızla dibe doğru iniyor. Dibe doğru indiği hızda da kanlanıyor dünya... Dibe vurduğunda kan da bitecek, insanın insana düşmanlığı da. Sen görmeyecekmişsin. Görmesen de olur. Tek sen demek değil ki insanlık. İnsanlık görecek...
|