|

Kızkulesi
FotoALBÜMÜ Görelim / FotoALBÜMÜ Görelim
Kızkulesi'nde dersimiz. Çok merak ediyoruz...
Çok merak ediyoruz, Kızkulesi'nden İstanbul'u.
Fotograf çekmek üzere salacak sahilinden fotograf dersi öğrencilerimle sandallara bilet karşılığı bindik. Bu biletle bir sıcak içme hakkımız olduğunu da söylediler. Kızkulesine vardık: İndik sandallardan ben biraz bozuldum. Uzaktan hayal ettiğim değil de işte sanki taştan yapılmış, sıradan yapı gibi bir psikolojiye kapıldım. Belli etmedim tabi arkadaşlara. Belki bunda seçtiğimiz günün yoğun bulutlu olması etkilidir. Çamur gibiydi sanki her yer. Ne yana baksak kirli, koyu gri renkte bir manzara. Hadi olsun diye fotograf çektik yine de. Bu sayfadaki fotograflar, başka zamanlarda çektiğimiz görünümlerdir. Tarihini de öğreniyoruz: Istanbul / Üsküdar Salacak kıyısında bir kayalık-adacık üzerine kurulmuş kuledir ve fenerdir.. Bizans döneminden kalmadır. M.Ö. 2475 yıllarından kalmadır. Antik Çağ'da Arkla(küçük kale) ve Damialis(dana yavrusu) adları ile anılan kule, ayrıca "Tour de Leandros"(Leandros'un kulesi) ismi ile ün yapmıştır. Avrupalı bazı tarihçiler Leander Kulesi de derler. Şimdi ise Kız Kulesi ismi ile bütünleşmiş ve bu ismi ile anılmaktadır. Kule hakkında farklı söylenceler bulunmaktadır. Evliya Çelebi dermiş ki: "Deniz içinde karadan bir ok atımı uzak, dört köşe, sanatkarane yapılmış bir yüksek kuledir. Yüksekliği tam seksen arşundur. Sathı mesehası ikiyüz adımdır. İki tarafına bakan yerde kapısı vardır."
 Üstündeki madalyon halindeki bir mermer levhada, kuleye şimdiki şeklini veren Sultan II. Mahmut’un, Hattat Rasim’in kaleminden çıkmış 1832 tarihli bir tuğrası vardır. Kulenin Eminönü tarafı daha geniştir ve bu tarafta sarnıç bulunuyormuş. Kız kulesinin temelleri Fatih devri yapısıdır. Kulenin etrafındaki sahanlık geniş taşlarla kaplanmıştır. İlk Yunan döneminde bir mezar olarak kullanılmış. Bizans döneminde gümrük istasyonu yapılmış. Osmanlı döneminde ise çok çeşitli işlevi olmuş; gösteri, savunma, sürgün, karantina yeri olarak kullanılmıştır. Ancak yüzyıllardan insanlara ve geceleri geçen gemilere yol gösteren feneri ile işlevini hep sürdürmüştür. Ancak Kız Kulesi'nin günümüze değin bir başka güzel yönü, aşıkların hayallerini süslemiş olmasıdır. Çok eski tarihi geçmişi olan Kız Kulesi, bir zamanlar, Boğazdan geçen gemilerden vergi alınmak için de kullanılmış. Kule ile Avrupa Yakası boyunca büyük bir zincir çekilmiş ve gemilerin Anadolu Yakası ile Kız Kulesi arasından geçişine izin verilmiştir. Bir süre sonra Kule, zinciri taşıyamamış ve Avrupa Yakasına doğru yıkılmıştır. Kuleden suyun içinde bakıldığında yıkıntıları görülmektedir. Kız Kulesi 2000 yılında restore edilerek, lokanta haline dönüştürülmüştür. Biz de özellikle içindeki lokanta bölümünde oturuup, yöreyi inceledik. Ancak bir ilginç görünüm yakalayamadık. Kuleye doğru üst katlara çıktıkça daha güzel, ferahlatıcı. Fotograf çekmek için oldukça uzun beklemek zorundasınız. İnceleyip kararlı gelmek en doğrusu. Ya da büyük bir rastlantı ile görsel zenginliği yakalayabilirsiniz. Çıktık Kız Kulesi'nden sahile geldik. Sahilden daha hoş görünümler var. İçinde kuleyi de kullanabilirsiniz. Galata yönü de Sultanahmet / Ayasofya yönü de hoş. Bir de size yağmur sonrası ya da kar yağışı durduktan sonraki tertemiz havayı öneririz. Akşam karanlıktan önceki 1-2 saat ile sabah saatlerini seçmelidir. Akşamları Salacak tarafında, sabahları Sultanahmet tarafında olursanız güneşin sunacağı ışık oyunları ile oynaşabilirsiniz. Tabi eliniz boşta dönebilirsiniz. Fotograf makinenizin durumuna göre üçayak (tripod) almalısınız. Flaş getirmenize gerek yoktur. 17 / 70mm ile 70/ 300mm objektifleriniz işe yarayacaktır. Polarize ya da ndd filtre işinize yarar. Bu bölge rüzgarlıdır, korunaklı gelmeli. Tabi makinenizin de koruyucusu olmalı. Buraya Ortaköy'den de sandallarla ulaşım yapılabiliyor.. GÜZELLİKLE...
  
|