|

İstanbul
PANORAMA FAotoALBÜMÜ- Görelim / FotoALBÜMÜ Görelim
İstanbul, dünyanın merkezi.
En merak edilen kent. Kent mi? Bu adı değiştirmeli. Büyükşehir sözü de yetmez. Istanbul beni 1976 da öğrenci olduğum için kabul etti. Tabi geçici olarak. Ben buraya ait değilim. Yurdumun bir parçası evet ama benim doğduğum yerlerim var, oralara aitim. Istanbul sevilir elbet, sorgusuzca sevilir, ön koşulsuz.
Ben buraya ait değilim. O nedenle buraya bir çivi çakmadım, çakılmasından yana olmadı gönlüm. Resimlerimi burada ürettim. Fotograflarıma burası can verdi. Şiirlerim burada yapı oldu. Heykellerimi burada kaldırdım ayağa. Burada basıldı kitaplarım. Burada 8 sayıya ulaştı kavallarım. Olsun. Istanbul bana çok şey verdi, ben de ona verdim. Ödeştik. Gitmek istiyorum.
Benim yerime başkaları gelsin. Alsın-versin ama o da dönsün. Buraya çivi çakmaya kimsenin hakkı yok. Doldurun bunca insanı bir kazana, sonra başlayın karıştırmaya. Burası bu nüfusa göre değil. Zaten öyle de düşünülmemiş hiç bir yanı yöresi. Ayrıca, bu karışıklıkta ne hak olur, ne de adalet. Kurdun sevdiği de, sisli hava zaten... Gelenler önce Haydarpaşa Garı'na inerlerdi. Şimdi kent kat kat büyümüş. Oooo başka yerlerde havaalanları bile yapılmış. Bilmem nerelere yapılan terminallerde iniyor insanlar şimdi. Sokaklar satıcılarla, bilencilerle, çocuklarla dolu. Dağları 7 tepeleri minareden büyük radyo-tv-telefon kuleleri ile dolmuş. Kulelerin saçtığı radyasyonlar canımıza düşman. Bir radyasyon mu, egzos gazı ondan aşağı mı kalıyor? Soluk alınmıyor artık. Caddeleri daraltmış otolar, yürümeye yer yok. AĞAÇLARA AFİŞ İPİ BAĞLIYORLAR DA BOĞUYORLAR ONLARI. BİR BELEDİYE BAŞKANI ÇIKSA , İKİ KİŞİYİ GÖREVLENDİRSE DE O İPLERİ TEMİZLESE. Nerdeee. Kuyu doldurmaktan sıra mı gelir?
Kent bu mu ?
Sanatçılara kulak vermeyenden belediye başkanı, bakan, vekil, devlet adamı, cumhurbaşkanı ha? Geçiniz efendim, geçiniz. Tarih bilenler bunlar bilir zaten. Böylesi güzelliklere kıyılır mı? İnsan eli güzellikleri yapsın diyedir. Kırsın diye gelinir mi bir başka yere? Nasıl bir kafa yapısı bu? İnsan olmanın birinci ölçüsü şu bence: ÇEVRENİ GÜZELLEŞTİREBİLİYORSAN İNSANSIN.
Bu sayfada Istanbul tarihinden de, turizminden de, sanatından da yazmayacağım. Eski eserlerini de anlatmayacağım. Merak eden bulur, öğrenir: Gider görür. Adam olmanın ikinci ölçüsü de bu.
Çok kazanan ölünce götürecek değil ya mısır firavunları gibi. Bu dünyada kalacak. O zaman ne bu kırım-ölüm-savaş-açlık...Ne buuuu? Yetecek kadar oldu mu tamam, ne bu hırs, talan. Adam olmanın üçüncü ölçüsü de bu.
GÜZELLİKLE... |