Maçahel

Maçahel

FotoALBUMU görelim

Maçahel; doğa harikası, bir insanlık mirası.

Önce, bu güzelliği bana yaşama fırsatı yaşatan arkadaşım Ramazan'a çok teşekkür ediyorum. Minibüsü ile bizleri böylesi mutluluk ve fotograf şöleni için ne söylersem az gelir.

Artvin-Borçka yolu ile geldik. Bir dağ tırmandık ki burası 1830m. olan Maçahel geçiti imiş. Tırmandığımız kadar da ineceğiz galiba.Şimdi sis var vadiyi göremedik.Bua d da ne gerçek adı var iken. Asimilasyonun boyutu anlaşıklmakta. Camili imiş. Gerçek adı var işte ne güzel: Maçahel.

Vakıf kurmuşlar, bilgilere bu adreslerinden bakabilirsiniz: TIKLAYINIZ

Biraz inerek sisten kurtulduk. Ancak öğle oldu yemek yiyeceğiz. Kurduk masayı. Sis açıldıkça hem görsel keyif alıyoruz hem fotograf çekiyoruz. Beyaz komar çiçeğini burada gördük. Her yapının farklı bir güzelliği var. Bu olağanüstü.

Ne çok farklılıklar var görseniz. Karadeniz'e bakan dağların ortak özellikleri ama gene de farklı. Doğal yaşam korunmuş. Haliyle gelişmiş.Önemli gerekçesi bu. En son HES ŞİRKETİ KENDİ İSTEĞİ İLE BURADAN AYRILMIŞ. İyi ki. Buranın insanına rağmen olamayacağını kavraması, diğer kafasızlara örnek olur dileriz.

Neresinden ve nereden bakarsanız bakın, bir tarih, bir duygu, bir gerçeklik, bir yaşanmışlık görünüyor. Bir çok acının üzeri kapatılmış. Gençliğin görmesi önlenmiş. İşte şimdi o gençlik oy kullanacak, üniversite okuyacak ve işsiz kalacak. Ama tarihini kesin bilmeycek. 2011 de Yugoslavya örneği çok net.Bu köprünün altından akanları emekli öğretmen anlattı. Ben ekledim: Kendi dilini unutturdun emirler gereği başka dilin öğretmeni oldun. Ne yapalım ki diyebildi.   Bu köprünün altından su akarmış, şimdi insan akıyor...Biz oradayken yağmur yağıyordu.

Bu vadideki yaşanmışlıklar sanırım gün yüzünü geç görecek. Şu anda vakfın web sitesinde gelen ramazan günlerinin reklamı var. Reklamsız müslümanlık olamaz mı? Neden olmasın. Reklamın olduğu yerde din değil, kapitalizmin kuralları geçerlidir. O da, kazanmak, kazanmak, kazanmak demektir. Yani PARA.

ŞU FOTOGRAFA DİKKATLE BAKINIZ.  Tam şu telin arkasında, solda bir dere yatağı gibi  aşağı doğru bir sınır uzanıyor. İşte orası gürcistan sınırı. Gelmişler oraya bir işaret koymuşlar, orası senin burası benim. O AĞAÇLAR BİRİBİRİYLE KAVGA ETMEZLER. İNSANLARI DA ETMEZ. EĞER BİR GÜN KAVGA ETTİKLERİNİ GÖRÜRSENİZ, BİLİNİZKİ İŞİN ARKASINDA US. AJANLARI VARDIR.

Soldaki evin solunda küçük bir sokak var. Daha doğrusu iki evin arası. Orası, o sokak Gürcistan-Özerk Bölgesi ACARA sınırı. Askerlerimiz orada nöbetteler. Kışları Maçahel geçidi kapalı olunca, buradan yürür sınırı geçer Batum'as inerlermiş. Hasta falan olunca...

Yaşam göründüğü gibi akmıyor. Sanat bu ayrıntıları fotografla, yazılarla anlatıyor. Ama oraların zorluğu her zaman oralarda yaşayanlara.

GÜZELLİKLE