|
|
|
SANATIM ÜZERİNE
Doğadaki
zıtlıklar sanatımın temelini oluşturuyor.
Zıtlıklar, bir düzen içinde dengelidirler. Denge, sanatımın
vardığı yetkinliğin diğer adıdır: Zıtların
bütünselliği
Biçim-renk dengesi ile içerik dengesidir bu. ‘
Ben’deki biçim-renk dengesi, içerik ile bütünlenir. İçerik ’ben’ deki- lerin dışavurumudur.
Biçimlerdeki zıtlıklar hareketli biçimler ile düz
biçimlerdir.
Hareketli biçimlerin içi ton zıtlığı, miktar
zıtlığı, sıcak-soğuk zıtlığı ile doludur. Düz biçimler kendi içinde zıtlık
taşımaz. Hareketli biçimlere zıttırlar. Zaman zaman uyum içinde
olabilirler. Bu kez zıtlığı, düz biçimlerin içindeki hareketli elemanlar
sağlar. Zıt olan bu biçimler aynı zamanda birliktirler. Resmime can veren
bu kandır.
Kompozisyonun bütününü ise, boş-dolu zıtlığı
kurgular.
İçerik, biçimi sarmalar. Ona can kattığı ölçüde
bütünselleşirler, yetkinleşirler. İçerik, yaşamdan anlardır.
Sanatımdaki biçimlerin-elemanların figür-süz-lü
olması anlatımımı etkilemez. İzleyicim ile ortak noktamın olması, bu
noktada buluşabilmem tercihimi belirler. Bu sanatımdan ödün değildir.
Gelecekte yapacaklarım hakkında şimdiden sözüm
olamaz.
Ancak hayallerime sınır-sansür uygulamadığımda
üreteceklerimin çapı büyüyecektir. Üreteceklerime birikimim yön veriyor
Çalışkanlığım kendime saygımdandır.
Ürettiklerimde sorumluluk bana aittir. Eleştiriye
evet, hesap vermeye hayır. İç hesaplaşma çerçevesinde, salt kendime hesap
veririm.
|
| |
|
İlk dönem resimlerim ( 1965 / 1990 )
Bu
dönemde ilkokul öğretmeni olarak köylerde çalıştım. Köy yaşamından gelen
biri olarak köy resimleri yaptım. El sanatları, taş ustalığı,
mobilyacılık, marangozluk ( baba mesleği ) üzerine çalışmalarım
oldu. Kente inince de tabelacılık yaptım.
Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümünü bu birikimle ve 12 eylüle giden dar
yollarda tamamladım. Elbette
resimlerime etki edecektir.
Bazı resimlerime yer
vereyim...
1965 yılında Trabzon İlköğretmen Okulun'da Fatih sergisindeki Fatih adlı
resmimle başlayan süreç...
|
|
 |
 |
|
fatih 1965 |
kırmızı at |
 |
 |
|
köylü kadın |
nü |

 |
 |
|
delikanlı
model |
o da gençti |
| |
|
|
soyut lirik dönemim
( 1990 / 1997 )
Soyut sözcüğü,
figürsüz olarak anlamlandırılırsa kanımca doğru olur. Çeviri zorlukları
/ yanlışlıkları nedeni ile
anlam karışıklıkları olmaktadır.
Benim figürden
anladığım; yaşamdaki tüm anlaşılır - tanıdık - algıladığım nesne ve
varlıkların biçimleridir,
GÖRÜNÜRLÜKLERİDİR.
Soyut
ise; bilinmeyen - var olmayan biçimleri, yeniden yaratılan
biçimleri belirleyen, tanımlayan sözcüktür.
Benim soyut lirik
çalışmalarım bu anlayışın bütünlük sürecidir.
|
|
 |
 |
|
|
|
|
 |
 |
|
|
 |
 |
|
|
Ama sanatın süreci kendi mantığı içinde yol alıyor. Bu sürec icinde, insan da kendi
sürecini sürekli sorguluyor. Bu hesaplaşma, sana ait olan ama tarihsel
sürecin göz ucuyla incelediği, farklı yargılarıyla da açıklanabiliyor.
Farklı bir süreç, bambaşka bir heyecan, denemenin sonsuz tadı...
Figürü, içerdeki hareketi-enerjiyi aramaya, yakalamaya sınırsız
açlık...
|
| |
|
Figüratif Dönem Resimlerim (1997-2000)
Figüratif resim yapmaya karar vererek bunu da
bir manifesto ile saptamak benim için önemli elbette.
Çalışmanın önemi, soyut bir sürecin bitimine karar vermekti.
Bu süreci tanımlamak ve ne yapılacağını şaşırmadan ortaya
koymak...
|
|
|
|
| |
|
Tsanat / T
resimlerim
T resimlerim yaşamda yerini alıyor.
T üzerine kuramsal / duygusal
yaklaşımların olması doğaldır. Sanatın kesinliği yoktur. Kurallar
ise yıkılmak için var. Yine de
sanatçı, estetik kuramını kurmayı sürdürecektir.
T resimleri
için
klikleyiniz
|
|
SANATTA BİÇİM
İLE İÇERİK
Sanat,
biçim ile içeriğin dengesidir.
Böyle bir kesinlik kime göredir? Tartışıldı yüz yıllardır, tartışılacak
daha.
Sanatın her disiplini
için biçimsel sorun aynı görselliği taşımaz. Görsel sanatlarda da
farklıdır. Örneğin resimde iki boyutlu, yontuda
üç boyutludur...Kullanılan araç gereçlerde de farklılıklar yaşıyoruz. Bu
farklılıklar sanatın doğası gereğidir. Ben biçimsellikle uğraşırken, resmin dış biçimine yöresellik
boyutunu katarak :
Türkelli
- köyüm,
Trabzon
- ilim,
Türkiye
- yurdum olunca, bu harfi kullanmaya karar verdim
T
resimleri böyle oluşmaya başladı.
Önce içi boş bir çerçeve belirdi....Sonra içinde figürler yer kapma
yarışına girdi...Elbet - motiflerin hakkını da yemeden - yöreselliği
figür resmi
verebilirdi...
Kişiselliğime de uygun bu...
|
|
-BİR
ANAHTAR DAHA-
Sanatın
çağ içinde gelişimi bireysel ataklara bağlıdır da denebilir. Bu atakları
çağın dürtüleri de belirleyebilir. Sanatın / sanatçının çağı etkilemesi de
gerçekçidir. Süreçte her iki etmenin birbirini tetikleyebilmesi
karmaşıktır. Her ikisi de olabilir. Tarihte örnekleri de var.
T kişisel bir seçim. Kişisel özgürlüğü kullanmanın, sorumluluk
duymanın, sezginin, ilerici özün dışa vurumu. Dış biçimle iç biçimin
sanatsal uyumu düşünülerek, daha özgün form arayışı. Bu nokta son değil.
Ayrıca bir / iki / üç / dört resimle anlatmanın zorluğu / tedirginliği /
keyfini de yaşamak.
Biçim hala figüratif. Figür resmi mi, figürsüz resim mi değil
günün sorunu . Günümüzde bu tartışma gereksizleşmiştir. Bu nokta figürün
anlatımını da açıklar. Benim seçimim sanat elemanlarının kullanımı ile
ilgilidir. Sorun figürün özgün anlatımıdır: Kurgu, figürün yapısı, renk,
izleyeni kavrayış, açıklık, yönelim…
Bu yönleri ile bakıldığında, minik bir anahtar daha kullanmaya
başlayacağız…T nin köşeleri, okları, yöneldiği biçim - renk kütlesi
nereye ayarlanmış. Gözünüzü hangi lekeye / kurguya döndürmek / baktırmak
istiyor. Ritmik, devinimli, lirik bir renk kütlesiyle kan basıncınızda
ne değişiyor? Farkında mısınız?
Sorular sormaya başladınız mı ?
|
|
Sanat tarihinde çoklu tuval kullanımı
Resim,
geometrik biçim olarak dörtgendir.
Günümüzde
daire, üçgen, oval biçimler de kullanılmaktadır.
Rönesans’ ta, dörtgen olan biçimlerle çeşitli denemeler yapıldı. İki
tuval yan yana, alt alta birleştirildi (dipdik). Üç tuval ile de
farklılıklar oluşturuldu (tripdik).
Ancak
bunların tümü sonuçta dörtgendiler
.
Benim
kullandığım tuvaller ise dörtgenin
dörtgen ile; dörtgenin yarım daire ile birleştirilmesi sonucu
T oluşturması ilkesine dayanıyor.Tek tuval olabilir, iki-üç-dört tuval birleştirilebilir.
Bu
farklılığı nedeni ile, sanat tarihinde bir ilk, T
resimleri.

|
 |
|
|
|
|