|
şiir nedir
dense...
bir çocukluk
rüyası..
bir gençlik şavkı..
bir
delimseklik..
bir haykırış..
bir direniş..
bir masal..
bir aşk dillenmesi..
bir dünya kuruş..
*çocukluğunun dilini bulan..
*yöreselliği yakalayan..
*öncesini sonrasını tanıyan..
*esinlerden uzak..
*aklı başında..
*yaşadıkları ile tanıklık yapan..
*kişisel imge dünyasını oluşturan..
*sanatın ırmağına ‘ben’ini katan..
*dünya kültür köprüsüne varan..
*’zıtların dengesini’ kuran..
*yaşayan bir şiir...
|
|
şiir dosyalarım üzerinde
çalışıyorum...
oy
türkelli
|
|
oy türkelli
oy türkelli
dediğim
beşikdüzü
köyüdür
çay ile
trabzon’a
fındığın
türkiye’ye
söylenen türküsüdür
sis dağı
gelinidir
kadırga uzun aşkı
dünya’ya
kemençeden
açılan bir
öyküdür
açılan bir
öyküdür
|
gizli oyunlar
bilemezdik dünyanın
küresel olduğunu
zaman acımasızca
öğretti
para ile imanın ne
işlere yol olduğunu
gördük
büyüdükçe küçülenleri
gençliğin gizli oyunlarla
sararıp solduğunu
sararıp
solduğunu
|
|
atkıranı
- masal oldu ya-
atkıranı tepesi
değerli kayaları
mühendisler
fabrika kurulacak demiş
kaç kişiye iş ile aş
yoksa kızlarımız
evde kalacakmış
çıkarcılar sarmadan
köyün gündoğumunu
toplanarak köylüler
günlerce söyleştiler
masal değil bu gerçek
komşu köyleri bile
ilgilendirecek
gibi çok şey söylediler
değerini anladılar kısa sürede
fabrika ile olur demokrasi
fabrika olsun hemen
çözeriz kaygıları
çözeriz kaygıları
|
güvende
güvende sorgulasın
akraba saygısını
uzak yakın demeden
unutman kaygısını
cehaletle
yoksulluk
ezdi geçti yurdumu
akraba da bilemedi olanları
savruldu türkiye’ye
dünya’ya
zaman artık öğretiyor kısa yoldan
yaşanan türkülerle
kayıpların yasını
kayıpların yasını
|
|
GÖÇ |
|
enflasyon
gel beyazım
çiçeğim
bilen ve susma
artık
yaşamın
gerçekleri
ayna gibi önünde
yalancıların
yaşları kadardır
enflasyondaki
yırtık
enflasyondaki yırtık
|
kar yağsa da
ne
olur kar yağsa da
kar yağsa da sevdiğim
dünyamın serin güzelliklerinde
seninle yaşamaktır dileğim
okyanus dalgalarınca
kar soğukluğunca diri
kapalı yollar kadar sakindir
sıcacıktır yüreğim
sıcacıktır
yüreğim |
|
gözlerine dalınca
gözlerine dalınca
yüzerim mavisinde
tüm coşkumla
renklendiririm
resim olur
emeğimizde
huzurlu derinliğine
uçarım
yuvarlaklığında engin bulutlarının
karardığında
kabardığında
kocaman dalgalarına
karışır
dinlenirim limanında
gözlerine dalınca
gözlerine dalınca
 |
fındık para etmedi
fındık para etmedi
bu yıl dalda kalacak
onursuzluk sayılmakta yoksulluk
ırgatlık köle yarısı
kim ne derse dedi
çölde kalmaktır kulluk
çatlasan da okunacak
yanık yanık durma öyle
çiğnetme yüreğindeki çiçeği
aşklar var yaşanacak
aşklar var
|
|
SÖZ |
|
ayazda kar yağmaz
ayazda kar yağmaz
bekleme boşuna sarınmak için kara
ayazda kar yağmaz bil
insanlığı daha çok üşütecek bu ayaz
kara değil
şiire
bilime
sarın ki korunasın
sarın gecikme
korunmak için
yüzyılların üzerimizdeki ayazından
sarın insana
hemen
şimdi
bekleme
bitsin artık bu yara
bitsin artık bu yara
|
çaresizliğim
çaresizliğim gülüm
sürekli yakınımda
o kararsızlık
o işsizlik
o açlıktır canımda
kuş kanatlı gözlerim
copları görür
kelepçeleri bilir
hapislikleri tanır da
o korkudur
o
suskunluktur
o ihanettir yakınımda
ölümdür çaresizliğim
elimi kolumu bağlasın diye
yaşatılır kanımda
çaresizliğimin kanlı elinden
kurtulmalıyım
kurtulacağım
olmamalı kınımda
olmamalı kınımda
|
|
namus
nedir ki namus dediğin
kimine göre öyle
belden aşağı
eline-diline-beline
kimine göre böyle
yok ki kemiği dilin
2000 geldi geçiyor
öyleyse diyor
bey-nim
yü-re-ğim
namus odur ki
insanı
severek
atacaksın
adımını
çalışkan
olacaksın
sapasağlam
yapacaksın işini
umudunu savaşlar
yenemeyecek
yalnızca
sömürüye karşı kavga edeceksin
oysa bak bir kaldır başını
namus kaça gidiyor
namus kaça gidiyor
|
kadırgaya yukarı
kadırga’ya yukarı
türkü çağırır kızlar
kemençenin sesine
ses verir on yedisi kızların
çıkınca
taşoluk tepesine
ses bulur oğuz obası
başkentimizde çöreklenen
güzgönüllü göbekliler
anlaşırlarken ımf ile
kadırgaya’yı da kaplayan
kapkara sisleri giremezdi elbet
kızlarımızın sevdalı türkülerine
cepler yanık kokusu
dayanabilir mi başı dumanlı dağlar
ertelendi sevdalar
ertelendi sevdalar
|
|
SORGU |
|
çiftçi elbette sorar
çiftçi elbette sorar
gübrenin fiyatını
ürettiğini
alacağını
satacağını
kalanı
çocuklarıdır yurdu
bilmez bir politikacı gibi
ülkenin fiyatını
ülkenin fiyatını
|
şarkılarını güneşe kat
ses dağların kat kat
ses dağlarını güneşe uzat
güneşin ışıklarındadır
tüm renkleri seslerin
ses dağların kat kat
seslerini seslerle buluşturup
şarkılarını güneşe kat
şarkılarını güneşe kat
|
|
içim dolu kırıklar
içim dolu kırıklar
yıllarla çoğaldılar
zincir takarak göz darbeleri
şoklarına
ses çekiçlerine sap odular
dil yaralarının dostluğu ile
içimdeki kırıklar kuyusunu
işkencecilerin hasta mutluluğunca
doldurdular
dil kırıkları
ses kırıkları
göz kırıkları
yıllarca çoğalsa da
asla kök bulamazlar
asla kök bulamazlar |
seksenbirin yıkımları
seksenbirin yıkımı
yeni göründü işte
dolmabahçeden çevrilenler
yirmi beş yıl sonra
ülkemi çizen postalların içinde
tüm güzellikleri ezerek
taksim kimsesiz
beyoğlu ıssız
bırakıldı
trafiksiz yollardan ulaştılar
taksime
salyaları yayıldı
beyoğlunun boyalı derisine
her şey akarında çözülür be
yurdum
gün ola harman ola
kangrene bıçak atarsın sen
bir hayır var bu işte
bir hayır var bu işte
|
|
çoban kavalım ile söyleşi |
|
kaval
çiseli yaz günleri
kaval ile tanıştım
mezereye geleli
saçlarımda binlerce sis boncuğu
sis ormanında uçaktan bakar
korkunun gözleri
dağda otlatırken inekleri
katıksız mısır ekmeği
çilelidir çileli
olsa da
dostluğumuz
sonsuza
kavalımı
deleli
kavalımı
deleli
|
dertlerim türkülerim
dertlerim türkülerim
türkülerim
söylerim
bin ah etmek tuz biber
türkülerim
söylerim
başım eğilmez öne
türkülerim
söylerim
ağlamam vara yoka
türkülerim
söylerim
kavga gelsin hoş gelsin
türkülerim
söylerim
yaşama kafa tutup
türkülerim
söylerim
üretir bilirim ki
emeğin günü gelir
türkülerim söylerim
türkülerim söylerim
|
|
 |
|